Takım Oyuncusu Olmak Ne Anlama Gelir?

En iyi oyuncular takımlarının çıkarlarını ön planda tutanlardır.

İnsanların çoğu herhangi bir ölüm-kalım meselesiyle yüz yüze geldikleri zaman daha çok kendi çıkarlarını düşünme eğilimi gösterirler. Ancak, İkinci Dünya Savaşı’nda İngiliz ordusunda görev yapmış olan Philip Toosey bu konuda bir istisna sayılır. Çünkü o, karşısında kendisini koruması için sayısız fırsatlar çıkmasına rağmen, önce görev arkadaşlarını korumuştu. Toosey’nin bu sıradışı hikayesini 1957 yapımı The Bridge on the River Kwai (Kwai Köprüsü) filminde izleyebilirsiniz.

Benliğin Olmadığı Bir Ortam Yaratın

Şair W. H. Auden şöyle diyordu: “Yeryüzünde varoluşumuz, başkaları yararına iyi şeyler yapmak içindir. Ancak, başkalarının niçin burada olduklarını bilmiyorum.”

Oyuncular arkadaşlarının çıkarlarını birinci sırada tutmadıkları sürece, takım zafer kazanamaz. Sencil olmak kolay değildir, ama gereklidir.

Bir ekip üyesi olarak, benliğin olmadığı bir ortamı nasıl yeşertebilirsiniz? Bunun için aşağıdakileri yapmanız gerekir:

1. Cömert Olun

Assisi’nin Aziz Francis’i şöyle demiş: “Sadece kendinize almak istediğinizde diğer insanlardan uzaklaşır, vermek istediğinizde ise onlarla yakınlaşırsınız.” Benliğin olmadığı bir ortamın kalbinde cömertlik yatar. Bu özellik, sizi ekip üyeleriyle bir yapmakla kalmaz, aynı zamanda ekibinizin gelişmesine ve ilerlemesine de yardımcı olur. Ekip üyeleri cömertçe vermeye hazır olduklarında, başarıları sürekli olur.

2. İçsel Politikalara Engel Olun

Bencilliğin en korkunç biçimlerinden birisi de, sadece kendi çıkarlarına göre pozisyon alarak, karşılıklı ilişkileri ne denli zedeleyeceğini bile bile takımları üzerine oyun oynayan kişilerde görülür. İyi takım oyuncuları ise, kendi çıkarlarından önce takım arkadaşlarının çıkarlarını düşünürler. Bu gibi bir sencillik, onu uygulayan kişiye iyilikler şeklinde geri döner. Ünlü bilim adamı Albert Einstein: “Kişi bir kez kendisinin dışına çıkmayı başarabilirse, gerçekten yaşadığını anlayabilir.” demiştir.

3. Sadakat Gösterin

Ekibinizde bulunan kişilere sadakat gösterdiğiniz takdirde onlar da size karşı aynı şekilde davranacaklardır. Yukarıda bahsi geçen Albay Toosey, emrindeki askerlere işte böyle bir sadakatla bağlı olan birisiydi. Toosey’nin kendileri için canını bile vermeye hazır olduğunu gören askerler, karşılığında çok çalışarak ona hizmet etmişler ve kendilerine verilen her görevi en zor şartlarda bile yerine getirmişlerdi. Sadakat, birlik duygusunu güçlendirir. Birlik ise takımı başarıya ulaştırır.

4. Karşılıklı Dayanışmaya, Bağımsızlığın Üzerinde Değer Verin

Bağımsızlık kavramı, Amerika’da sıkça yenilikle, çok çalışmayla ve doğru olanı savunmayla ilişkilendirildiği için çok değerlidir. Ama bağımsızlık diğer insanların hürriyetine engel olacak ve onlara zarar verecek şekilde abartılırsa, bir tür bencillik yaratır. Seneca: “Her şeyi kendi çıkarına döndüren ve yalnızca kendisini düşünen birisinin mutlu olmasına imkan yoktur. Gerçekten kendiniz için yaşamak istiyorsanız, önce başkaları için yaşamayı öğrenmelisiniz.” demiş.

Benliğinizi Daha Da Silmek İçin

Kendinizden Başkalarını Yüceltin

Başarınızla övünme gibi bir alışkanlığınız varsa eğer, iki hafta boyunca kendiniz hakkında hiçbir şey söylemeden başkalarını övmeye çalışın. Bu kişilerin sahip oldukları özellikler ve davranışlar hakkında söyleyecek olumlu şeyler bulun. Bu kişileri özellikle üstlerine, ailelerine ve yakın arkadaşlarına övün.

İkincil Bir Rol Üstlenin

İnsanların çoğu, en güzel olanın kendilerinin olmasını, diğerlerinin ise başının çaresine bakmalarını isterler. Sadece bir gün, başkalarına hizmet etmeyi, onlara “önce sen” demeyi, yani diğer bir deyişle ikincil bir rol üstlenmeyi deneyin. Sonra da bunu bir hafta boyunca devam ettirin. Bu davranışınızın, tutumlarınız üzerinde ne denli olumlu bir etki yarattığına siz bile şaşıracaksınız.

Gizlice Verin

Yazar John Bunyan şöyle demiş: “Birisine karşılıksız bir iyilik yapmamışsanız eğer, gününüzü layıkıyla yaşamış olduğunuzu söyleyemezsiniz.” Ekibinizde veya takımınızda bulunan arkadaşlarınıza iyiliğinizi gizlice yaptığınızda, size geri ödeyemezler. Bunu lütfen deneyin. Bunu yapmayı alışkanlık haline getirin.

 

Kaynak: John C. Maxwell, Ekip Çalışması 101, “Bölüm 6” (İstanbul: Arıtan Yayınevi, 2010)

#sharenowShare on Facebook23Tweet about this on TwitterShare on Tumblr1Pin on Pinterest1Share on Google+0Share on LinkedIn0Share on StumbleUpon1Digg thisShare on Reddit1