Liderin Her Gün Yapması Gereken Onbir Şey

Eğer organizasyonunuzda bir devrim yaratmaya hazırsanız, her sabah yatağınızdan kalkıp işinizin başına geçmeye hazırlandığınız sırada, aşağıda listesi olan onbir tane güçlendirici aktiviteyi yapmak için kendinize söz vermeniz gerekir.

1. İnsanlara Değer Verin

İşletmeniz ya da ekibinizdeki ortamı liderliğe uygun bir hale getirebilmek için ilk yapmanız gereken değişiklik içinizden başlar. Çünkü siz sadece değerli gördüğünüz şeyler için kendinizi adayabilirsiniz. İnsanlara değer vermezseniz, bu, lider yetiştiren bir ortamı asla yaratamayacağınız anlamına gelir.

Liderlerin çoğu iki şeye odaklanırlar: Vizyon ve sonuç. Vizyon, bizi en fazla heyecanlandıran şeydir, sonucu görmek için çalışmak işin devam etmesini sağlar. Ancak vizyon ve sonuç arasında boşluğu dolduran ise, sizinle çalışan insanların tümüdür.

İronik olan şudur ki, insanların görmezden gelerek sadece bu iki şeye önem verirseniz, insanlarla birlikte vizyonunuzu da kaybedersiniz. (Buna büyük olasılıkla elde edeceğiniz sonuç da dahil olacaktır.) Ama insanlara odaklanırsanız, onları, vizyonunuz ve arzı ettiğiniz sonuçla birlikte elde edebilirsiniz.

Jim Collins, büyük firmaları etüt edip de beşinci kademe liderliği diye tanımladığı bir yönetim biçimini keşfettiğinde, bu gibi liderlerin çalıştıkları şirketlerin başarılarından kendilerine pay çıkarmadıklarını fark etmişti. Bu kişiler tam tersine inanılmaz biçimde alçakgönüllü olup, asıl payeyi elemanlarına veriyorlardı. Beşinci kademe liderlerinin en büyük özelliklerinden birisi, hiç şüphesiz insanlara büyük bir değer vermeleriydi.

Ancak herkes kendi kalbinin içini diğerlerinden daha iyi bilir. O halde kendinize: “Ben insanlara gerçekten değer veriyor muyum?” diye sorun.

2. İnsanların Gelişimi İçin Kaynaklarınızı Kullanın

En önemli varlığın insan olduğunu biliyor olmak yetmiyor, asıl önemli olanın değer verdiğimiz kişilerin gelişimine hizmet etmek olduğunu da aklımızdan çıkartmamamız gerekiyor.

Lider yetiştirmek oldukça büyük bir çabayı gerektirir. Bu zorunluluğu ortaya koyduğunuzda, “Bu iş bize kaça patlayacak?” diye sorarlar. Neye malolursa olsun, birlikte çalıştığınız insanları geliştirmemenin maliyetinden daha yüksek olmayacaktır. Kendinize: “Lider gelişimi için kaynak sağlamaya her zaman istekli miyim?” diye sorun.

3. Liderliğe Önem Verin

Tek kişi çalıştıran kurumların elbette ki liderlikle ilgili kaygılanacakları bir husus yoktur. Ama büyük oluşumları yönetenler için, liderlik daima ele alınması gereken bir konudur. İki veya daha fazla sayıda kişi çalıştırdığınız anda, liderlik önem kazanmaya başlar. Siz de liderliğe önem veren biriyseniz, liderlerin ortaya çıkmalarına hizmet ederek, organizasyonunuza değer katmalarını sağlarsınız.

4. Potansiyel Liderleri Arayın

Liderlik sizin için önemliyse ve ona değer veriyorsanız, gelecekte lider olabilecek kişileri bulmaya çalışırsınız. “Kartalların Peşinde” olan bu süreçte liderlerinizi nasıl mı bulacaksınız? Kartalların en önemli 10 özelliğini okuyacaksınız.

  • Gerçekleştirme becerileri vardır.
  • Fırsatları yakalarlar.
  • Çalışma arkadaşlarının fikirlerini ve eylemlerini etkilerler.
  • Size değer katarlar.
  • Kazananları kendilerine doğru bir mıknatıs gibi çekerler.
  • Diğer kartalları liderlik yapabilsinler diye bilgiyle donatırlar.
  • Şirketin işine yarayacak fikirler bulurlar.
  • Herkeste bulunmayan olumlu tutumlara sahiptirler.
  • Sözlerini tutarlar.
  • Şirketlerine ve liderlerine karşı büyük bir sadakat gösterirler.

Potansiyel liderleri ararken, bu özelliklere sahip olanları bulmaya çalışın. Bu arada kendinize: “Potansiyel liderleri arıyor muyum?” diye sorun.

harat-net-lider-leadership-emre-topcu5. Ekip Arkadaşlarınızı İyi Tanıyın, Onlara Saygı ve Sevgiyle Yaklaşın

Liderlerinizi bulup da geliştirmeye başladığınızda, birey olarak da yakından tanımaya başlarsınız. Onları bu gelişim sürecinden geçirirken hatırınızda tutmanız gereken önemli bir nokta ise, tüm liderlerin belli başlı ortak özelliklere sahip olduklarıdır.

  • İnsanlar sonuçları görmek isterler.
  • İnsanlar verimli olmak ve başarılı oldukları şeyleri yapmak isterler.
  • İnsanlar resimde yer almak isterler.
  • İnsanlar onaylanmak ve takdir edilmek isterler.
  • İnsanlar kutlamanın bir parçası olmak isterler.

Ekip arkadaşlarınızı geliştirmek için seçtiğinizde, evrensel isteklerle onların bireysel ihtiyaçları arasında bir denge kurmaya çalışın. Gelişim sürecini her bireyin ihtiyaçlarına uygun kılmaya çalışın. Bunu başarılıyla yerine getirebilmek için kendinize: “Ekip arkadaşlarımı iyi tanıyor ve onlara saygı ve sevgiyle davranabiliyor muyum?” diye sorun.

6. Ekibinizdeki İnsanların Liderlik Tecrübesi Yaşamalarını Sağlayın

Gerçekten liderlik yapmadan liderliği öğrenmek olanaksızdır. Zaten liderlik her şeyden önce eylem (aksiyon) demektir. Birçok lider, yetkilerini başkalarına vermekte zorlandıklarından gelişim fırsatlarını kaçırırlar. Aslında hepimizin doğal eğilimi, liderlik fonksiyonlarımızı yerine getirmekten daha çok, işleri yapsınlar diye başkalarına vermektir. O halde kendimizde bir değişiklik yapmanın zamanı gelmiştir. Liderliğimizi yetiştirdiklerimize veremezsek eğer (ki bu karşımızdakine tam bir yetki ve sorumluluk vermek anlamına gelir) altımızdakiler iyi bir lider olabilmenin tecrübesini asla yaşayamazlar.

7. Liderlik İnisiyatifini Ödüllendirin

İnisiyatif almak, liderliğin en önemli kısımlarından birisidir. Mükemmel liderler daima aktif olurlar. Onlar uygulamayı ve yapmayı severler. Liderlerin çoğu bir işi başlatmak veya bir işe önayak olmak isterler, ama onların böyle bir özelliğe sahip olmaları, lider adaylarının da herhangi bir konuda inisiyatif üstlendiklerinde, kendilerini huzurlu hissedeceklerini göstermez. Diğer bir deyişle liderlerin kendi içgüdülerine güvenmeleri, lider adaylarının da içgüdülerine güvenebilecekleri anlamına gelmez.

Yeni yetişen liderler gerçekten tam hazır olmadan liderlik yapmak isterler. Ama potansiyel liderlerin tam yetkili liderler haline gelebilmeleri ancak gelişmelerine ve sorumluluk üstlenmelerine izin verildiği takdirde gerçekleşebilir. O halde çözüm nedir? İyi zamanlama! Eğer zamanın önüne geçmeye kalkışırsanız, onların gelişme süreçlerini yarıda kesmiş olursunuz. Adımlarını atmaya hazırlanırken onları geride tutarsanız da, gelişmelerine tam anlamıyla sekte vurmuş olursunuz.

8. Ekibinizdeki İnsanların Sorular Sorabildikleri, Fikirlerini Rahatça Paylaşabildikleri ve Risk Alabildikleri Güvenli Bir Ortam Yaratın

Her şeye cevap veren ya da her şeyi tamir eden bir lider olmak yerine, altınızdaki liderler yeteneklerini ortaya çıkarmaya başladıklarında ve olgunlaştıklarında, geri plana çekilmeyi bilmelisiniz. Bundan böyle “bilge bir danışman” veya “baş cesaret verici” görevini yerine getirmeyi deneyebilirsiniz. O halde, en iyi liderlerinizin yenilikler gerçekleştirme ve şirketi daha da geliştirme arzularına kucak açın. Hepsinden öte, şirketinizin kazanması sizin de kazanmanız anlamına gelir, öyle değil mi?

Peki, şirketinizde hangi rolü üstlenmiş durumdasınız? Bir uzman gibi mi, yoksa daha çok bir danışman veya öncü gibi mi hareket ediyorsunuz? Kendinize: “Ekibimdeki insanların sorular sorabildikleri, fikirlerini rahatça paylaşabildikleri ve risk alabildikleri ortamlar yaratabiliyor muyum?” diye sorun.

9. Onlarla Birlikte Gelişin

Birçok liderle konuşursanız, hepsinde gelişme ve büyümeyle ilgili birçok farklı tutum tespit edersiniz. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Ben zaten gelişmiş birisiyim.
  • Ekip arkadaşlarımın gelişmesini isterim.
  • Ekip arkadaşlarımın gelişmesine yardımcı olmaya her zaman hazırım.
  • Ekip arkadaşlarımla birlikte gelişmek isterim.

Sizce hangi tutum, ekip üyelerinin sürekli olarak geliştiği bir ortam hazırlıyor?

Bir organizasyondaki kişiler, liderlerinin geliştiğini gördüklerinde, şirketin kültürü de değişir. Böylece liderle altlarında çalışanlar arasındaki sınırlar kalkar ve herkes eşitlenir. Bu ise, lideri herkesin gözünde daha rahat ulaşılabilir birisi haline getirir. Ayrıca, herkese açık ve net bir mesaj gönderir ki, bu: “Gelişmeyi önceliğiniz haline getirin” mesajıdır. O halde soracağınız soru: “Ekip arladaşlarımla birlikte gelişiyor muyum?” olmalıdır.

10. Potansiyeli Yüksek Olan Kişileri Çevrenize Toplayın

“Fred Faktörü” isimli kitabın yazarı olan Mark Sanborn, liderlikle ilgili konuşmalarından birisinde oldukça etkileyici bir şey söylemişti: “Bir grup geyiğin bir aslan tarafından yönetilmesi, bir grup aslanın bir geyik tarafından yönetilmesinden iyidir.” Niçin? Çünkü bir aslan tarafından yönetilen geyikler sonunda birer aslan gibi davranmaya başlayacaklardır. Harika bir benzetme değil mi? Ve bu gerçekten de doğru. İnsanlar birisiyle zaman geçirmeye başladıklarında ve o kişi tarafından yönetildiklerinde, onun düşündüğü gibi düşünmeye ve davrandığı biçimde davranmaya başlıyorlar. Performansları liderlerinin kapasitesi oranında yükseliyor.

Yüksek çaplı liderler yetiştirmenin en iyi yolu, onları yüksek çaplı liderlerin yetiştirmesine izin vermekten geçer. Şirketinizin başında bulunan kişiyseniz eğer, organizasyonunuzun en iyi liderlerinden biri muhtemelen sizsinizdir. O halde potansiyelleri yüksek olan kişileri yakın çevrenize davet ederek, yetiştirmenizin zamanı gelmiştir. Bunu tek bir kişiyle veya bir düzine insanla yapmanızın bir önemi yoktur. Asıl önemli olan şey, en iyi ekip arkadaşlarınıza, sizde olan en iyiyi vermek zorunda olduğunuzdur. Bunu yapıyor musunuz? O halde şu soruya cevabınız nedir? “Potansiyeli yüksek olan kişileri çevreme topluyor muyum?”

11. Emrinizdeki Liderlerin Tam Anlamıyla Liderlik Yapmalarına İzin Verin

Eğer yeni liderlerin yetişme ve gelişme sürecinde herhangi bir belirsizlik veya güvensizlik sezersek, bunun her zaman verdiğimiz eğitimle alakalı olmadığını da bilmeliyiz. İçimizde hissettiğimiz belirsizlik ve emin olamama duygusu, çoğunlukla altımızdaki liderlerin liderlik yapmalarına tam anlamıyla izin vermediğimiz zaman oluşur. Bu, anne ve babaların çocuklarına karşı hissettikleri duyguyla benzerlik gösterir.

Ekip arkadaşlarınızın önünden ne kadar çok sayıda engeli kaldırabilirseniz, onların potansiyellerini o kadar çok yükseltebilirsiniz. Eğer siz de kendinizi yeni liderlerin gelişmelerine ve yeteneklerini sergilemelerine adamışsanız, şirketiniz ve elbette ki hayatınız da mutlaka değişecektir.

 

Kaynak: John C. Maxwell, Ekip Çalışması 101, “Bölüm 4” (İstanbul: Arıtan Yayınevi, 2010)

#sharenowShare on Facebook1Tweet about this on TwitterShare on Tumblr1Pin on Pinterest0Share on Google+1Share on LinkedIn9Digg thisShare on Reddit0Share on StumbleUpon1