Hiç Kimse Tek Başına Başaramaz!

EKİP ÇALIŞMASI NEDEN ÖNEMLİDİR?

“Bir” rakamı büyüklük elde etmek için çok küçük bir rakamdır.

Ekip Çalışmasının Değeri

  • Ekip ya da takım çalışması bir bireyin ortaya koyabileceğinden daha fazla kaynağı, fikri ve enerjiyi ortaya koyar.
  • Ekip çalışması liderin potansiyelini daha çok ortaya koyarken, zayıflıklarını daha önemsiz kılar. Halbuki bireylerin güçlü ve zayıf yönleri daha çok ortadadır.
  • Ekip çalışması, herhangi bir ihtiyacın karşılanması veya bir hedefe ulaşması sırasında birden fazla bakış açısına sahip olmayı gerektirir. Böylece her durum için birçok seçenek yaratılır. Halbuki, bir bireyin probleme bakış açısı, nadiren bir ekibin görüşü kadar engin veya derin olabilir.
  • Ekip elemanları, kazanılan zaferin mutluluğunu paylaşırlar. Kaybettiklerinde ise, karşılaşacakları suçlamaları hep birlikte göğüslerler. Böylece alçakgönüllü olmayı ve gerçek birliği öğrenirler. Halbuki bireyler yenilginin ve zaferin sonuçlarını tek başlarına yaşarlar. Bu ise, onların egolarını kabartır ve bazen de başarısızlık duygularıyla mücadele etmek zorunda kalırlar.
  • Ekip üyeleri liderlerine bağlıdırlar ve ulaşacakları hedeflerinden onu sorumlu tutarlar. Halbuki tek başına çalışan birey, hedefini istediği gibi değiştirebilir.
  • Bir ekip, bir bireyin yapabileceğinden daha fazlasını gerçekleştirir.

harat-teamwork-ekip-takim

Neden Tek Başımıza Başarmak İstiyoruz?

 1. EGO: “Daha fazla sayıda tabağı havaya atıp da çevirmek bir marifet değildir. Çünkü bu, o tabaklardan birisini yere düşürme olasılığınızı arttırır.” Öyleyse işin aslı, her şeyi tek başınıza başarmak değil, bunu yapamayacağınızın farkına ne kadar kısa sürece varıp varmayacağınızdır.

“Başka insanların sizin daha iyi bir iş ortaya çıkarabilmenize yardım edeceklerinin farkına vardığınızda, kişisel gelişiminizde önemli bir adım atmış olursunuz” (Andrew Carnegie) Gerçekten büyük bir başarı elde edebilmek için, egonuzdan vazgeçmek ve takımın parçası olmak zorundasınız.

2. GÜVENSİZLİK DUYGUSU: Bazı bireyler diğer insanlara güvenmediklerinden ekip çalışmasına dahil olamazlar.

Liderlerin çevrelerine zayıf kişileri toplamalarının tek nedeni, yönetimlerinin zayıf veya zekalarının yetersiz olması değil, insanlara yeterince güvenmemeleridir.

Eski ABD Başkanı Wilson: “Amacımız, sahip olduğumuz beyinlerin tümünden faydalanmak değil, ödünç alabileceğimiz beyinlerden faydalanmayı bilmektir.”

3. SAFLIK: Danışman John Ghegan’ın masasında şöyle bir yazı durur: “Yeniden deneme şansım olsaydı, başkalarından yardım alırdım.” İşte bu söz, ekip kurmakta başarısız olan insanların duygularını en güzel biçimde yansıtmaktadır.

4. SİNİR DURUMU: Bazı kişiler dışa dönük değillerdir ve bunlar takım çalışmasını akıllarına bile getirmezler. “Hiç kimse tek başına, bir ekibin başardığı işi yapamaz. Birbirimize ihtiyacımız vardır. Sizin birisine ihtiyaç duyduğunuz gibi, bir başkası da size ihtiyaç duyabilir. Birbirimizden uzakta, adalarda yalnız yaşamıyoruz. Ekip çalışmasını hayatımızın merkezine oturtabilmemiz için, bunun nasıl yapıldığını öğrenmek ve bu nedenle de birbirimize yaslanmak ve destek olmak zorundayız. Ayrıca birbirimizle daimi ilişkiler kurmak, karşılıklı olarak alışveriş içinde olmak, hatalarımızı itiraf etmek, bağışlamak, kollarımızı açarak birbirimizi kucaklamak ve birbirimize güvenmek gerekir. Hiçbirimiz tek başımıza çok şey olamadığımız için, yani kendimize yetemediğimiz ve herkesin üstünde üstün güçlere sahip olmadığımız için, sanki böyleymiş gibi davranmaktan vazgeçmeliyiz. Böylesine aptalca bir rolü oynamasak bile, hayat bizim için yeterince yalnızdır zaten. O halde oyun bitmiştir.”

Her şeyi kendisi başarmak isteyen bir insan için oyun gerçekten bitmiştir. Büyük işler başarmak istiyorsanız, başkalarıyla bağlantı kurmanız gerekir. Çünkü, “BİR” rakamı, büyük şeyler başarmak için çok küçük bir rakamdır.

 

Kaynak: John C. Maxwell, Ekip Çalışması 101, “Bölüm 1” (İstanbul: Arıtan Yayınevi, 2010)

#sharenowShare on Facebook64Tweet about this on TwitterShare on Tumblr0Pin on Pinterest1Share on Google+4Share on LinkedIn3Digg thisShare on Reddit0Share on StumbleUpon1

This post is also available in: İngilizce